Genclerde Intihar Riski

Gençlerde İntihar Riski

Geçtiğimiz günlerde Teog sınav sonuçlarının açıklanması akabinde intihar eden 13 yaşındaki gencin haberi pek çoğumuzu derinden sarstı ve bu denli genç bir kişinin yaşam yerine ölümü seçmesi ‘neden?’ sorusunu akıllara getirdi. Süreci bu olay yerine genel ergenlik süreci üzerinden değerlendirmenin daha etik ve kapsayıcı olacağını düşünüyorum.

Durkheim, intiharı toplumla birey arasındaki ilişkiyi ele alarak araştırmıştır ve kollektif gerçekliğin birey üstündeki etkisine atıfta bulunarak varsayımlarda bulunmuştur. Kimi sosyologlar, bireyin öz kıyımını, toplumun birey üstündeki kontrolünün başarısız olmasıyla ilişkilendirir.

 

Gençler Neden İntiharı Düşünür?

Çocukluktan yetişkinliğe giden yolda, genç pek çok değişim, gelişim ve yenilik yaşar. Yeni sürece uyum sağlamak zaman ve emek alacaktır. Pek çok unsur gencin intiharı düşünmesine ve niyet etmesine sebep olabilir; aile içi çatışma, akran zorbalığı, akademik kaygı, bir kişiyi cezalandırma isteği, ihmal, istismar, ebeveyn çatışmaları, kayıp, ölen yakına kavuşma arzusu, değersizlik hissi, sorunlarla baş edemeyeceğini düşünme, karşı cins tarafından reddedilme, aile ve çevre tarafından yüksek beklentiler, aile baskısı, cezadan kaçma, rekabet, travmatik yaşantılar, ölümü merak etme, ümitsizlik, suçluluk duygusu, zorlayıcı diğer yaşam olayları gibi.

 

Risk Faktörleri Nelerdir?

Risk faktörleri gencin intihar etme riskini arttıran kişisel ve çevresel durumlardır. Depresyon, ruhsal bozukluklar, alkol ve madde kötüye kullanımı, önceki intihar teşebbüsleri, gençte veya ailesinde ciddi veya kronik hastalık olması, ailede intihar geçmişi olması, stres, yalnızlık ve travma geçmişi gencin intihar etme ihtimalini arttıran etmenlerdir.

Gencin İntihar Eğilimi Nasıl Anlaşılır?

Gencin intihar edebileceğini gösteren uyarı işaretleri pek çok zaman fark edilebilir. Genç bireyin; yemek yeme ve uyku alışkanlıklarında değişim yaşaması, rutin ve önceden sevdiği aktivitelerden artık keyif alamaması, aile ve arkadaşlardan uzaklaşması, yalnız, değersiz ve çaresiz hissetmesi, kendine zarar vermek veya kendini öldürme isteğinden bahsetmesi, ölüm hakkında normalden fazla konuşması veya yazması, yaşamın anlamsızlığını dile getirmesi, alkol ve madde kötüye kullanımı, şiddet içeren davranışlarda bulunması, görünüşüne ve özbakımına önem vermemeye başlaması, dikkat ve konsantrasyon sorunlarında artma yaşanması, akademik performansta gerileme olması, kronik yorgunluk yaşaması, öfke ve kızgınlık hali, sık fiziksel yakınmada bulunması, veda nitelikli konuşmalar, yazışmalar ve paylaşımlarda bulunması, kişisel işlerini tamamlama ve bitirme davranışları sergilemesi, vedaya hazırlanması,  kendine ait özel eşyaları yakınlarına vermesi, davranışlarında ani değişiklikler olması, okul devamsızlığının artması, ilgisizlik ve meraksızlık artması ve bu işaretlerin birkaçının eş zamanlı devrede olması, gençte dikkat edilmesi gereken bir süreç olduğunu ortaya koyar.

 

Gence Nasıl Destek Verilebilir?

Esasen intihar etmeyi düşünen gencin amacı, başa çıkamadığı ızdırabını dindirmek yani acısını sonlandırmaktır. Dolayısıyla sağlıklı iletişim, anlayış ve hoşgörü en temel destek mekanizmasıdır. Ailenin her koşulda gencin destekçisi olduğunu çocuğuna hissettirmesi, sevginin herhangi bir başarıya veya diğer faktörlere bağlı olmadığı mesajını gence yansıtabilmesi önemlidir. Ebeveynleri tarafından gençte bir değişiklik gözlemleniyorsa, bu değişim hali çocuğa sorulabilir. Örneğin; "Son günlerde çok uyuduğunu, dışarı çıkmak istemediğini fark ediyorum. Bu konuda benle paylaşmak istediğin şeyler var mı?” gibi bir soru yöneltilebilir. Genci diğer kişilerle kıyaslamamak önemlidir. Her bireyin tek ve biricik olduğu unutulmamalıdır. Gencin sorunlarla baş edebilecek beceriye sahip olduğu mesajı verilmeli, içinden çıkamadığı durumlarda daima destek için ailesinin yanında olduğu aktarılmalıdır. Çocuğunuzu dinlediğinizi, onu anladığınızı ve ona saygı duyduğunuzu hissettirmek önemlidir. Gencin sorunlarını küçümsemeden, yargılamadan dinlemek, ebeveyn tarafından benzer süreçler yaşanmışsa çözüm örnekleriyle paylaşmak etkili olacaktır. Ebeveyn süreçte kendi hatasını görüyorsa, bunu kabul etmekten kaçınmamalı ve ‘Bazen yetişkinler de hata yapar, bunun için gerçekten üzgünüm” gibi cümleler kullanabilmelidir. Gençle aktif vakit geçirmek ve sosyal desteği arttırmak, sorun çözme becerilerini geliştirmek ve profesyonel tedavi almak kritiktir. Her koşulda gence umut aşılamak, cesaret vermek, güvende olduğunu belirtmek, sevildiğini hissettirmek etkili olacaktır.Her durumun bir çözümü olacağı, önemli olanın çaba göstermek ve mücadele etmek olduğu gence öğretilmelidir. Bazen olumsuz görülen olayların aslında kişinin hayatında iyi şeylere yol açabileceği yaşanmış veya duyulmuş örneklerle çocuğa somut olarak anlatılabilir. Bu gibi durumlarda çocuğun güçlü olduğu kaynakları ortaya çıkartmak önemlidir. Çocuğun geçmiş başarılarına atıfta bulunmak, üstesinden geldiği problemleri ve sorun çözme biçimini anımsatmak, çocuğun öz gücünü anımsamasına imkan sağlayacaktır.  Gencin yaşadığı performans kaygısıysa; Micahel Jordan, Steve Jobs, Bill Gates gibi başarısızlık sonrası gelen müthiş başarı örnekleri gence ilham öyküsü olarak aktarılabilir. Genci spora, sanata yönlendirmek,  zihni ve bedeni meşgul etmek, hayatına bir değer, anlam ve misyon katmak etkili olacaktır. Aile sorunların üstünü asla örtmemeli, gerekli olan her durumda uzman desteği almalıdır.

Sağlıklı gençler yetiştirmek dileğiyle…

İrem Alişanoğlu Polat

Uzman Psikolog