Somestr Tatili Sonrası Okula Dönüş


2 Haftalık sömestr tatili neredeyse bitmek üzere. Hem öğrencileri, hem de aileleri yeni dönem telaşı sardı bile. Peki, yeni başlangıçların yaşanacağı bu dönemi nasıl karşılamalı? Ebeveyn olarak çocuğa nasıl destek olmalı?

Öncelikle tüm yaş grubundaki çocuklara, özellikle küçük yaştaki çocuklara sömestr tatilinin bitimine birkaç gün kala, yakın zamanda okulların açılacağı anımsatılmalıdır ve çocuklar sürece hazırlanmalıdır. Ailesinin her koşulda ona güvendiği ve destekçisi olduğu çocuğa hissettirilmelidir. İkinci dönemin bir milat olduğu, gerekli çaba ve gayretle iyi bir dönem geçirebileceği mesajı çocuğa verilmelidir.

İlk Dönemden Ders Çıkartın

Artık daha tecrübeli ve çocuğunuzun yetkinlik ve becerilerine dair daha çok fikir sahibisiniz. Zaman artık bu tespitlerden ders çıkartma ve harekete geçme zamanıdır.

Günü Zihninde Prova Etmek

Özellikle küçük yaş grubu, 15 günlük tatilin ardından okula gitmek istemeyebilir, uyumda güçlük yaşayabilir. Dolayısıyla okula gitmeden önceki gün, ertesi gün neler yaşayacağını çocukla konuşmak kritiktir. “Sabah uyanacaksın, yüzünü yıkayıp dişlerini fırçalayacaksın, kahvaltıdan sonra servisin seni alacak. Uzun bir aradan sonra uyanmak sana biraz zor gelebilir, ama birkaç güne alışacaksın.” gibi detaylı bir şekilde, günü, çocuğun zihninde prova etmesini sağlayın. Böylece çocuk muhtemelen yaşayacağı durumlara karşı hazırlıklı ve donanımlı olacaktır.

Yeni Döneme Motive Edin

Çocuklarla tatilin son günlerini ve yeni dönemin ilk günlerini birlikte kaliteli vakit geçirerek paylaşmak özellikle önem teşkil ediyor. Yeni dönemin, beraberine yeni umutlar ve yeni başlangıçlar getirdiği mesajını çocuğa vermek etkili olacaktır. Yeni dönem için çocukları motive etmek, heveslendirmek, istekli kılmak beraberinde başarıyı getirecektir.

Kendi Tecrübelerinizi Anlatın

Ebeveynler; kendi öğrencilik tecrübelerini, hatalarını, başarılarını, çıkardıkları dersleri dikte etmeden çocuklarına anlatabilirler. Sorun odaklı değil, çözüm odaklı olmak çocuğun da bakış açısını değiştirecektir. Çocuğa ilerde nasıl bir hayat hayal ettiği, o hayale ulaşmak için hangi adımları atması gerektiği sorulabilir. Göreceksiniz, aslında çocuklar neler yapmaları gerektiğini aslında gayet iyi biliyorlar. Tek ihtiyaçları olan şey ebeveynlerinin sevgisi, ilgisi, sabrı ve ona olan inancını görmek ve hissetmek.

Geçmişi Gündeme Getirmekten Kaçının

Çocuklara, sürekli karnelerindeki düşük notları anımsatılarak, rencide edilmemelidir. Tüm aile meclisi toplanılarak, çocuğun kendi çalışmasını ve performansını değerlendirmesi istenebilir. Daha iyi bir performans geliştirmek için neler yapılabileceği çocukla ailenin ortaklaşa bir plan yapmasıyla mümkün olacaktır.

Gerçekçi Hedefler Koyun

Gerçekçi hedefler koymak ve bu doğrultuda planlar yapmak önemlidir. Çocuğun asla gerçekleştiremeyeceği hedefler, onu çalışmaktan alıkoyacaktır, özsaygısının ve özgüveninin zedelenmesine sebebiyet verecektir.

Yeni Döneme Birlikte “Merhaba” Deyin

Yeni bir ajanda, yeni dönem kalemi gibi ufak ama sembolik anlamı olan bir nesne çocuğa hediye edilebilir. Yeni dönemi kutlayan bir akşam yemeği veya özenle hazırlanmış bir kahvaltı da çocuğa önemli olduğunu hissettirecektir.

Çocuğun Güçlü Yanlarını Vurgulayın

Her çocuğun başarılı olduğu alanlar vardır. Eksik yanlara odaklanmaktansa çocuğun kuvvetli yanlarını ortaya çıkartın. Daha önce üstesinden geldiği durumları anımsatın. Çocuk öz kaynaklarını anımsadığında, özgüveni pekişecektir. Öte yandan ders çalışma konusunda daha önce denediği işe yaramayan ve işe yarayan teknikleri gözden geçirin ve sonuçlarını planınıza dahil edin. Gerekli her durumda sizden yardım alabileceğini çocuğunuza anımsatın.

Zamanlamaya Dikkat Edin

Özellikle ilk günlerde tam vaktinde okulda olmak ve tam vaktinde okuldan ayrılmak önemlidir. Küçük çocuklar sınıfa geç girdiğinde, kaynaşmış bir gruba dahil olmakta zorlanabiliyor, okuldan geç alındıklarında da endişeleri artabiliyor. Dolayısıyla zamanlamaya dikkat etmek gerekiyor.

Eğlenceli Sorular Sorun

Çocuğun okulda gününü nasıl geçirdiğini merak ediyor olabilirsiniz ama soracağınız sorular çocuğunuzu bunaltabilir ve ebeveyninin özel alanına müdahale ettiğini hissettirebilir. Dolayısıyla alternatif ve eğlenceli sorular sormak saha sağlıklı bir iletişime imkan sağlayacaktır. “Bugün sen en çok güldüren şey neydi”, “En çok hangi çalışmadan keyif aldın?” gibi.

Sağlıklı ve huzurlu bir ev ortamı sunulan, her koşulda ailesinin sevgisini, ilgisini ve kendisine inancını hisseden çocuğun, üstesinden gelemeyeceği şey yoktur.

İrem Alişanoğlu Polat

Klinik Psikolog