Kardeş Çatışmaları: Ebeveynler Nasıl Davranmalı?

Kardeş çatışmaları ve rekabeti dünyanın her yerinde yaşanan evrensel bir durumdur. Bu süreç son derece normal ve sağlıklıdır. Kardeşler arası çatışma, bireyin kişilik gelişimini, sorun çözme, zor bireyle baş etme, rekabeti yönetme, ötekinin fikirlerine saygı gösterme, uzlaşma ve anlaşma becerilerini geliştirmesine imkan sağlamaktadır.

Kardeş rekabetini ve kardeşler arası çatışmaları, taraf olmadan, sağlıklı bir şekilde, kapsayıcı ebeveyn rolünde yönetmek mümkündür.

·         Öncelikle kardeşin doğacağı haberini ve doğum süreciyle ilgili tüm bilgileri, bebek doğmadan önce büyük çocukla paylaşılmak önemlidir. (Bir önceki yazıda bu konunun detayını bulabilirsiniz.)

·         Kardeş doğumundan sonra her iki çocukla da diğer kardeş olmadan bireysel programlar yapmaya özen gösterilmelidir. Anne- oğul süpermarkete gitmek, baba-oğul araba yıkamak gibi.

·         Kardeşler arasında zaman zaman yaşanan kıskançlığın normal bir duygu olduğunu önce ebeveynler kavramalıdır. Bu duygulardan dolayı hem büyüğü hem de küçüğü rencide etmek olumsuz sonuçlar doğurur.

·         Ebeveynler, kardeşleri birbirlerinin arkadaşı yapmak için çaba gösterebilirler. Tüm kardeşlerin birlikte yapabileceği etkinliklere ve oyunlara yönlendirmek, ortak bir hedef sunmak buna imkan sağlayacaktır.

·         Ailece birlikte etkinlik yapmak, oyun oynamak, seyahat etmek önemlidir. Birlikte oynanan kutu oyunları, geziler, maça gitmeler arttıkça, paylaşım ve bağ da artacaktır.

·         Kardeşler kıyaslanmamalıdır ve aile bir çocuğun diğerine üstün olduğu bir alan fark ediyorsa, bu özellikler ifade edilmemelidir.

·         Ebeveynler kardeşler arası çatışmalarda taraf olmaktan kaçınmalıdır. Sorunları, çocukların aralarında çözmelerine fırsat vermeli, eğer çözmekte güçlük yaşıyorlarsa ancak o zaman müdahil olunmalıdır.

·         Tartışmaları kimin başlattığı önemli değildir. Tartışma için en az iki kişi gerekir. Dolayısıyla kimin başlattığını sorgulamak, ebeveyni bir yere götürmeyecektir. Çocukların hislerini, duygularını ve düşüncelerini ifade etmelerine imkan sağlamak, sorunun çözülmesine ve tekrar etmemesine imkan sağlayacaktır.

·         Hiç bir çocuğa ayrıcalık tanınmamalıdır. Büyüğe büyük, küçüğe küçük olduğu için tanınan imtiyazlar, çocuklardaki adalet duygusunu sarsmaktadır.

·         Mizahtan yararlanmak önemlidir. Kardeşlik, rekabet, çatışma, kıskançlık, öfke gibi durumları içeren karikatür, anı, bulmaca, fıkralardan bahsetmek keyiflidir ve verilmek istenen mesajı dolaylı şekilde vermeye imkan sağlar.

·         Çocuklara zaman zaman durum örnekleri verip, ‘Bu resimde ne olmuş?, Sence neden olmuş, Ne yapmak gerekir? Sen olsaydın ne yapardın? gibi sorular sormak önemlidir. Böylece, çocukların olayları algılayışları, yorumlayışları ve tepkilerini gözlemleme şansı elde edilebilir. Öte yandan alternatif fikirleri duyan çocuk, durumlara farklı perspektiflerden de yaklaşabileceğin öğrenebilecektir.

·         Tüm çocukları dinlemek ve anlamaya çalışmak önemlidir.

·         Bir çocuğu eşyasını diğer çocuğa verecekseniz, gerekçenizi anlatmak ve çocuğun rızasını almak önemlidir.

·         Hiç bir şeyin, sizin, çocuğunuza olan sevginizi değiştirmeyeceğinin altını çizmek etkilidir.

·         Dışsallaştırma tekniklerini kullanmayı deneyebilirsiniz. Çocuğu ve sorunu birbirinden ayırarak işe başlayabilirsiniz. Örneğin; kardeşine sürekli olumsuz cümleler kuran çocuğa ‘Bu davranışa isim versen adı ne olurdu?’ ‘Bu davranış ne zamanlar oluyor?’ ‘Bu davranış sana ne söylüyor?’ ‘Bu davranışı nasıl gönderebilirsin? Neye ihtiyacın var?’ gibi.

·         Çocukların duygularını yalnızca konuşarak değil, yazarak, çizerek, dans ederek, üreterek ifade etmelerine imkan sağlamak önemlidir.

·         Çocuklara kendi duygu durumlarını kontrol edebilecekleri teknikler öğretin. Öfkelenince 10’a kadar saymak, güvenli bir yer hayal etmesini istemek gibi.

·         Yaşanan tartışmaların altında nelerin yatabileceğini araştırın.

·         Her şey eşit olacak gibi bir kaide yoktur. Önemli olan çocukların ihtiyaçlarına yanıt verebilmektir.

·         Ebeveynler kendi davranışlarını gözden geçirebilmelidir. Ebeveynlerin eşiyle, komşusuyla, akrabalarıyla nasıl iletişim kurduğu çocuk için model teşkil etmektedir.

·         Ara sıra ailece bir araya gelip psikodrama etkinlikleri yapılabilir. Bir kişinin ortada oturması ve aile üyelerinin ortadaki kişiyle ilgili, yalnızca, olumlu geri bildirimler vermesi gibi. Bu etkinlikler, gergin ev ortamının yumuşamasına, aile üyelerinin, başkalarının gözünde kendilerinin olumlu yanlarını keşfetmelerine imkan sağlar.

·         Tüm çocuklardan, birbirlerinin süreçleri hakkında destek almak, kaynaşmayı sağlayacaktır. Örneğin; puzzle yaparken zorlanan küçük çocuğa, yardım etmesi için ağabeyi yönlendirilebilir. Öte yandan ne giyeceğini bir türlü karar veremeyen ablaya, küçük kardeşi seçimi konusunda destek verebilir.

·         Çocukların kendilerine ait olan eşyalara sahip çıkması normaldir. Paylaşmayı öğretmek için çocuğu henüz paylaşmaya hazır olmadığı eşyası konusunda ısrar edilmemelidir. ‘Bu kardeşinin oyuncağı, oyunu bittiğinde ve sana vermeye hazır olduğunda verebilir’ demeniz yeterlidir.

·         Kardeşler arasında takım ruhu oluşturmak önemlidir.

·         Paylaşılamayan eşyalarda yazı-tura, kura gibi yöntemlere başvurulabilir. ‘5 dakika sen oyna, 5 dakika sonra sen oyna’ gibi sıralama teknikleri kullanılabilir.

·         Ebeveynler, kendi kardeşleriyle olan ilişkilerinde, çocuklarına model olabilir. Aile ortamına dayı, amca, teyze ve hala dahil oluşu bu süreci olumlu etkileyecektir.

·         Ebeveynler, küçükken kendi kardeşleriyle yaşadıkları sorunları, nasıl çözdüklerine odaklanarak anlatabilir.

·         Kardeşlikle ilgili hikayeler ve öyküler çocuklara okunabilir veya çocuklar kendileri okuyabilir.

·         Kardeşleri olan diğer çocuklarla program yapılabilir. Böylece çocuklar, yaşadıkları kaygı, korku, öfke, kıskançlık gibi duyguların pek çok kişi tarafından yaşandığını ve bunun normal olduğunu gözlemleme fırsatı elde edecektir.

·         Çatışmaların çok alevlendiği ve ebeveynin müdahale etmesi gereken durumlarda, tüm çocukları yatışmasını ve sakinleşmesini beklemekte fayda vardır. Kriz durumu yatıştığında konuşmak çok daha yapıcı olacaktır.

·         Demokratik bir ev ortamı yaratmak önemlidir. Herkesin aynı düşünemeyeceği, farklılıkları hoşgörüyle karşılamanın mümkün olduğu bir iletişim ortamı yaratmak önemlidir.

·         Ailede herkesi ilgilendiren kararlar alırken, tüm aile meclisini toplamak ve çocukların da fikirlerini almak önemlidir.

·         Kimi zaman aile toplantıları yapıp evdeki kurallar ve sınırlar hakkında konuşabilmek etkilidir. Herkesin kendisini ifade edebilmesine olanak sunmak önemlidir.

·         Evin temel kurlarını belirlemek önemlidir. Bağırmak, isim takmak, kapıyı vurmak gibi davranışların nasıl karşılandığı, aile bireylerinin bu davranışlar olduğunda nasıl hissedebildiğini aile meclisinde konuşabiliyor olmak önemlidir.

·         Çocuklarla bire bir vakit geçirmenin yanı sıra, çocuğun kendisine ait arkadaş ortamına kardeşsiz de gidebildiği zamanlar yaratabilmek önemlidir. Örneğin Ayşe 1 sene de 5 arkadaşının doğum günü partisine gidiyorsa, bunun 2-3 tanesinin kardeşinin katılmadığı etkinlikler olabilmesi önemlidir. Bu hem çocuğun bağımsızlaşmasına hem de bireysel kimliğini ortaya koyabilmesine imkan sağlar.

·         Kriz olmayan bir anda muhtemel bir kriz durumu için özel bir kelime belirlenebilir. Bir tartışma anında ebeveyn ‘1-2-3’ diye saymaya başlayıp özel kelimeyi söylediğinde çocuklar tartışmanın donması gerektiğini anımsayabilir.

·         Tüm denenenlere rağmen paylaşmak konusunda sorun yaşanıyorsa, paylaşılamayan nesne bir süreliğine ortadan kaldırılabilir.

·         Çocukların mizaçlarına ve genel süreçlerine göre aynı mı, farklı okula mı gitmeleri gerektiğine karar vermek önemlidir.

·         Ebeveynlerin, her çocuğun biricik olduğunu ve sevildiğini hissettirebilmesi önemlidir.

·         Bir şeyin yönetimi konusunda sorun yaşanıyorsa planlama yapılmalıdır. Örneğin; televizyonda hangi kanalın izleneceği konusunda sıkıntı yaşanıyorsa, haftanın günlerini planlamak önemlidir. Pazartesi-Çarşamba Zeynep’in, Salı-Perşembe Ozan’ın kumanda günleri olması gibi.

·         Kardeş tartışmalarında, ebeveyn olarak nasıl tepkiler verildiğini gözden geçirmek, nelerin işe yaradığını, nelerin işe yaramadığını belirlemek etkili olacaktır.

·         Ebeveynler kendi çocukluk deneyimlerini gözden geçirip, tıkandıkları noktaları, kendi aile dinamiklerini, mevcut ailelerine nasıl ve ne oranda taşıdıklarını gözden geçirmelidir. Kalıtım ve kuşaklar arası aktarımın gücü unutulmamalıdır.

·         Bazı ailelerde kardeş tartışmaları büyük kavgalara dönüşebilmekte, bu süreçler çocukların ve ebeveynlerin duygusal ve ruhsal süreçlerini, günlük işlevselliklerini olumsuz etkileyebilmektedir. Böyle durumlarda uzman desteği almak, aile terapisine başvurmak önemlidir.